Gece saat 02.40 civarıydı. Uykum bir türlü gelmiyordu, telefonla biraz oyalandım sonra kenara koyup gözlerimi kapattım. Ev tamamen sessizdi ama içimde garip bir tedirginlik vardı — sanki biri beni izliyormuş gibi.
Bir süre sonra, yatağımın altından çok hafif bir fısıltı duydum. Önce hayal sandım, ama ses yeniden geldi.
Bu kez açıkça bir kelimeydi: “Uyanma…”
Tüm vücudum buz kesti. Kımıldayamadım.
Bir süre sessiz kaldım, sonra kendimi zorlayıp doğruldum. Odamda kimse yoktu. Ama o anda, kulağımın hemen yanından aynı ses fısıldadı:
“Demiştim, uyanma.”
Çığlık atarak lambayı açtım. Her şey yerli yerindeydi.
Ama sabah olduğunda yatağımı çekince… zeminde, tırnak izleri gördüm.
Ve en kötüsü, o izler yatak yönüne değil, dışarı çıkmak ister gibi kazınmıştı.